Meyvelerin aroması vardır. Kelimelerin ise rayihası.
Mangonun olgunu elbette Hindistan kokar. Hiç gitmeyen için egzotik, A Passage to India türü bir masal alemi gibi. Bilene ise karışık bir his verir: Tiksindirebilen detayların fonunda katiyetle kendine has bir lezzet kokusu.
Ama soyut kelimelerin rayihası bambaşka.
Mesela “achtung”, çağdaş Almanya’da yaşama tecrübesi olmayan biri için belki de İkinci Dünya Savaşı kokar. Barut, çamur ve bir de soğuk metal. Sten tabanca ve panzerin kokuları birbirine pek yakındır.
Berlin sokaklarında panzer hoparlörlerinden yükselen achtung’lar yerini vnimanye vnimanye anonslarına bıraktıklarında sanki şehrin kokusu da değişmiştir.
Reich kelimesinden yayılan tötonik modernliğin steril, mekanik, çok tertipli ve bir o kadar da sapkın eter-vari kokusu yerini Sovyet steplerinden katar katar cepheye taşınan fehle çocuklarının toz toprakla karışık, hafif 1920′lerden kalma mujik havasına bırakmıştır.
внимание! внимание! muhtemelen 1944 yılı ve Büyük Vatan Muharebesi kokar o sebeple.
İlle de daha yakın dönemlerde kokusunu ararsak belki Kabil’in mistik ve merhametsiz vahşeti çarpar yüzünüze buram buram. Afghan başkentinin belediye meydanında yoldaşlara bilgi, asilere korku saçan, benzin, gres yağı ve bolca da kan kokan bir göçmendir vnimanye vnimanye.
Kültürel kapsama alanı Kanuni devri sınırları ötesine taşmaya başlamış 2009 Türkiyesinde ise -tezat o ki- modernlik kokar aynı ifade. Sadece İngilizce değil Türkçe anonsların bile tuhaf bir kelime haznesi ile yapıldığı İstanbul havaalanında nispeten düzgün bir Rusçasını duyduğunuz vnimanye vnimanye aslnda bol bol da duty free kokar.
Moskova, Odessa ve hatta Rostov-Don istikametine birbiri peşisıra uçaklar kanatlanır ve koca bir yüzyılı aşılmaz bir duvarın ters yakalarında geçirmiş milletler birbirine hiç de yabancı olmayan kokularıyla yeniden kucaklaşırken, bugün İstanbul’da vnimanye vnimanye belki de en çok hürriyet kokar.
Permalink
| Leave a comment »